Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu tarafından Bursam Et Entegre Tesisleri’ nde Yapılan Vahşete ilişkin yapılan açıklamada, “kendinden farklı canlıların değerini bu derece yok sayan insanlığın artık geri dönülemez derecede canileştiği” belirtildi. Açıklamada, konu ile ilgili yapılan girişimler sonucu bu cinayetin sorumlularının sadece cüzi miktar para cezası alacak olmalarının, yasaların hayvan haklarını hiçe sayan ve cinayete izin veren doğa düşmanı yapısından kaynaklandığına dikkat çekilerek inek ve yavrusundan af dilendi. Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu’ nun açıklamasında şu görüşlere yer verildi: Yeşiller olarak biz, insan türünün gezegeni başka canlılar ile paylaştığından hareketle insanın bu dünyanın efendisi değil, diğerleri arasında bir tür olduğunu kabul ediyoruz. İnsanlara tanınan tüm haklardan (ahlaki ve hukuki olarak) hayvanların da yararlanmasını olağan görüyor ve bunun bir hak olmaktan öte bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz. İnsanların kendi yasam alanlarını gezegeni paylaştığı komsuları aleyhine genişletmesini, onların hayat alanlarını işgal etmesini ve dünyayı birlikte paylaştığı ortaklarına karşı zulmetmesine kati bir biçimde karsı çıkıyoruz. İnsan ile hayvan arasındaki eşitsiz ilişkinin evcilleştirme ile başladığını düşünüyor ve ekolojik bir toplumun kurulmasını hedeflediğimiz gelecekte hayvanların insanlara bağımlı bir biçimde yasamalarına son verecek bir ahlak anlayışını oluşup gelişmesi için çaba gösteriyoruz. İnsan türü uygarlığın başından beridir her tür hayvanı insandan daha aşağı görerek kabul edilmez bir zalimliği uygulamakta ve kanıksamaktadır. Zalimce barındırma koşulları, hayvanların doğal ortamlarından koparılıp hapsedilmeleri, avlanmaları, sömürülmeleri, öldürülmeleri, işkence edilmeleri yolu ile iflah olmaz bir vahamet artarak devam etmektedir. Bu bağlamda son günlerde internete ortamında videosunu izleyerek tanık olduğumuz, gebeliğinin sonlarına gelmiş bir ineğin işkence ile asılıp öldürülmesi ardından karnının yarılıp canlı yavrusunun katledilmesi ve çöpe atılmasını gösteren bir videoyu dehşet içinde izledik. Yeşiller olarak tüm insanlık adına bu anadan ve dünyaya hoş geldin diyemediğimiz yavrusundan geç ve artık nafile de olsa affımızı diliyor ve bu konuda gerekli önlemlerin, denetimlerin yapılması adına Yeşiller Partisi olarak konunun takipçisi olacağımızı belirtiyor; bütün hayvan hakları dernek ve kuruluşlarının bu sürece dâhil olmalarını istiyor, bu vahşeti şiddetle kınıyoruz
yeşiller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeşiller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Şubat 2011 Çarşamba
Kesilen İnek ve Yavrusundan Af Diliyoruz
Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu tarafından Bursam Et Entegre Tesisleri’ nde Yapılan Vahşete ilişkin yapılan açıklamada, “kendinden farklı canlıların değerini bu derece yok sayan insanlığın artık geri dönülemez derecede canileştiği” belirtildi. Açıklamada, konu ile ilgili yapılan girişimler sonucu bu cinayetin sorumlularının sadece cüzi miktar para cezası alacak olmalarının, yasaların hayvan haklarını hiçe sayan ve cinayete izin veren doğa düşmanı yapısından kaynaklandığına dikkat çekilerek inek ve yavrusundan af dilendi. Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu’ nun açıklamasında şu görüşlere yer verildi: Yeşiller olarak biz, insan türünün gezegeni başka canlılar ile paylaştığından hareketle insanın bu dünyanın efendisi değil, diğerleri arasında bir tür olduğunu kabul ediyoruz. İnsanlara tanınan tüm haklardan (ahlaki ve hukuki olarak) hayvanların da yararlanmasını olağan görüyor ve bunun bir hak olmaktan öte bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz. İnsanların kendi yasam alanlarını gezegeni paylaştığı komsuları aleyhine genişletmesini, onların hayat alanlarını işgal etmesini ve dünyayı birlikte paylaştığı ortaklarına karşı zulmetmesine kati bir biçimde karsı çıkıyoruz. İnsan ile hayvan arasındaki eşitsiz ilişkinin evcilleştirme ile başladığını düşünüyor ve ekolojik bir toplumun kurulmasını hedeflediğimiz gelecekte hayvanların insanlara bağımlı bir biçimde yasamalarına son verecek bir ahlak anlayışını oluşup gelişmesi için çaba gösteriyoruz. İnsan türü uygarlığın başından beridir her tür hayvanı insandan daha aşağı görerek kabul edilmez bir zalimliği uygulamakta ve kanıksamaktadır. Zalimce barındırma koşulları, hayvanların doğal ortamlarından koparılıp hapsedilmeleri, avlanmaları, sömürülmeleri, öldürülmeleri, işkence edilmeleri yolu ile iflah olmaz bir vahamet artarak devam etmektedir. Bu bağlamda son günlerde internete ortamında videosunu izleyerek tanık olduğumuz, gebeliğinin sonlarına gelmiş bir ineğin işkence ile asılıp öldürülmesi ardından karnının yarılıp canlı yavrusunun katledilmesi ve çöpe atılmasını gösteren bir videoyu dehşet içinde izledik. Yeşiller olarak tüm insanlık adına bu anadan ve dünyaya hoş geldin diyemediğimiz yavrusundan geç ve artık nafile de olsa affımızı diliyor ve bu konuda gerekli önlemlerin, denetimlerin yapılması adına Yeşiller Partisi olarak konunun takipçisi olacağımızı belirtiyor; bütün hayvan hakları dernek ve kuruluşlarının bu sürece dâhil olmalarını istiyor, bu vahşeti şiddetle kınıyoruzYeşiller Tarım Çalışma Grubu Ekolojik Tarım Eğitim Gezisi Düzenledi
Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu 23 Ağustos 2009 Pazar günü İstanbul Ömerli Cumhuriyet Köyü’ ndeki bir ekolojik tarım çiftliğinde ekolojik tarım eğitimi verdi. Tüm katılımcıların hem eğlenip hem öğrendiği eğitimde ekolojik tarımın desteklenmesi konusunda faaliyet kararları da alındı. 12 kişinin aktif olarak katıldığı eğitim gezisi için bir minibüs sabah saat 09.00’ da Taksim AKM, 09.40’ da Kadıköy Haldun Taner sahnesi önünden katılımcıları alarak hareket etti.
İlk çayların içildiği sırada Buğday Derneği Genel Başkanı Viktor Ananias derneğin çalışmalarını, çiftliğin geçmişini ve ekolojik tarım konusundaki son gelişmeleri anlattı. Ardından Ziraat Yüksek Mühendisi Hakan Ozan Erzincanlı Ekolojik Tarımı anlattı. Tamamen Organik bir menemenin el birliği ile yapılmasının ardından çiftlik baştan sona gezildi ve sorumlu üretici Halit Bey burada yapılan çalışmaları ve deneyimlerini aktardı.
Son olarak Aytaç Timur Ekolojik Tarımda eğilimleri anlattı. Karşılıklı soru cevaplarla zenginleşen eğitimde tüm katılımcılar saat 18.00’ da minibüse binerek geri dönerlerken yüzlerinde memnun bir tebessüm vardı. Haber-Yeşiller Tarım Çalışma Grubu
Laboratuara girmiş tohum istemiyoruz
Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu, ilk basın açıklamasını Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar ve Biyogüvenlik konusunda yaptı. 22 Ağustos Cumartesi 2009 günü saat 11'de Şişli %100 Ekolojik Pazar'da gerçekleştirilen açıklamayı aşağıda bulabilirsiniz. Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar ve Biyogüvenlik Basın Açıklaması Önce planlı olarak Türk çiftçisi ucuz fiyata GDO’ lu (GENETİĞİ İLE OYANANARAK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR ) tohumlarla tanıştırıldı, yüksek verim sağlıyor denildi. Bu tohumların DOĞAL BİR SÜRECİN ürünü olmadığı, laboratuvar ortamında, biyoteknolojik müdahalelerle üretilmiş, ikinci sene mahsul vermeyen kısır tohumlar oldukları ve çiftçinin her sene tohum almak sureti ile ULUSLAR ARASI TOHUM ŞİRKETLERİNE bağımlı olacağı ANLATILMADI… Bu kısır ve genetiği ile oynanmış tohumların kaçınılmaz olarak rüzgâr ve diğer etmenler aracılığı ile çevredeki doğal tohumlara bulaşarak verimli Anadolu topraklarında doğal tohum bırakmayacağı da anlatılmadı, NE TESADÜFTÜR Kİ, genetiği laboratuvar ortamında değiştirilmiş tohumlardan üretilen mahsul ve bu mahsullerden üretilen gıda ve gıda katkı maddelerinin insan sağlığına yönelik ÖN GÖRÜLEMEZ ciddi riskler taşıdığı da ANLATILMIYOR! !!! Akrep, domuz, balık geni içeren transgenik sebzelere mahkûm edilmek isteniyoruz, sonu belli olmayan bir yolculuğa çıkarılmak isteniyoruz. Derler ki, “Biz ne yiyorsak O’yuz”, peki BİZ NE YİYORUZ? Gerçek su ki, NE YEDIGIMIZI BİLMİYORUZ. Çünkü ülkemizde GDO’ lu ürünleri etiketleme mecburiyeti bulunmaması sonucu bunları tespit etme ve kaçınma lüksümüz yok!!! Üzerine bir etiket yapıştırma ihtiyacı dahi duyulmadan ne yediğimizi bilmeden yasamaya, ne olacağımızı bilmemeye mahkum edilmeye isyan ediyoruz !!! Hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur eden, çiftçiyi bağımlılığa, tüketiciyi ön görülemeyen ve birkaç nesile kadar etkileri yayılabilecek sağlık risklerine, topraklarımızı kirliliğe ve ölüme, bitki çeşitliliğimizi yok olmaya, yabani tohumlarımızı genetik yapılarının bozulmasına ve kısırlaşmaya mahkum eden ve bu topraklardan nasibini alan tüm diğer canlı türlerinin yaşamını ve tüm ekosistemimi yok etmeye programlı bu SISTEME; laboratuvar ürünü genetiği değiştirilmiş tohumlarla bir ülkenin tüm geleceğinin topyekun YOK EDILMESINE, BAGIMLI KILINMASINA HAYIR diyoruz !!! BAŞIMIZDAKİ BELA büyüktür. Bu, ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN, GENETİK ZENGİNLİĞE VE KENDİNE YETME POTANSİYELİNE SAHİP OLAN ÜLKELERİN CAN DAMARINI; TOHUMUNU KURUTMAK ESASINA DAYALI -GELMİŞ GEÇMİŞ EN BUYUK SÖMÜRGELEŞTİRME- PLANIDIR. PROGRAMLI OLARAK HAYATA GEÇİRİLEN VE DAYATILAN GDO PLANI, BİZE AİT OLANI DEĞİŞTİRMEK, ÖNCE TOHUMUMUZU, SONRA BEDENİMİZİ VE NİHAYET RUHUMUZU BAŞKALAŞTIRMA VE BAĞIMLI KILMA PLANIDIR. UYANALIM !!! Hükümetin 10 yılı aşkın süredir sürüncemede bıraktığı Biyogüvenlik Yasa Tasarısı’nı, GDO’ lara izin verecek şekilde düzenlediğine dair şüphelerimiz, yasa taslağının kamuoyuyla henüz paylaşılmaması nedeniyle artıyor. Bir kez daha soyluyoruz, biyogüvenlik yasası -bu ülkenin insaninin- menfaatleri temel alarak oluşturulmalıdır. Bu da yasanın mutlak şekilde, GDO’ ların ülkeye girişinin ve ülkede ekiminin nasıl önleneceğinin belirlenmesi esaslarına dayalı olmalıdır. AKP hükümetine sesleniyoruz, bu millet GDO’ lu mahsulleri ve bu mahsullerden türetilen gıda ve gıda katkı maddelerini tüketmek istemiyor ve yapılan araştırmalar da ülkemizde % 90’ lara varan kesimin GDO tüketmek istemediğini açıkça ortaya koymuştur !!! YEŞİLLER olarak tüketicimizin ve çiftçimizin her gün artan şikâyet, endişe ve istekleri doğrultusunda, ülkemizde sadece doğal tohumlar ve geleneksel yontemlerle ıslah edilmiş tohumlar kullanılmak suretiyle üretim yapan tarımsal üreticinin desteklenmesini istiyor ve tohumumuzun laboratuvara girmesini şiddetle reddediyoruz. Tarımın organikleştirilmesi için çalışıyor ve bu süreçte de iyi tarım uygulamalarını destekliyoruz. Bugün burada, Şişli % 100 Ekolojik Pazar’da, toplumun tüm kesimleri için ekolojik tarımı mümkün kılan üreticiler, tüketiciler ve sivil toplum kuruluşları ile bir aradayız. Yeşiller Tarım Çalışma Grubu olarak Biyogüvenlik Yasası'nın halk ve çevre sağlığını gözetecek şekilde çıkartılması için toplumun tüm duyarlı kesimleri ile beraber çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Kendi nesillerimizin sağlığı ve geleceği için tabiat ananın doğal tohumlarına sahip çıkmaya zorunlu olduğumuzu hatırlatmayı misyon biliyoruz, laboratuvar urunu genetiği değiştirilmiş kısır tohumlara ve kısır bir geleceğe hayır !!!!! Laboratuvara girmiş tohum istemiyoruz !!! Yeşiller Partisi Tarım Çalışma Grubu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)